AMERİKAN FİLMLERİ VE JÜRİ (1)

Filmlerin ve televizyonun hayatımızdaki yeri yadsınamaz. Ne izliyorsak ondan etkileneceğimiz kesindir. Tüm dünyada film sektöründe başı "Hollywood" denen Amerikan film piyasası çektiğine göre, her alanda Amerikan yaşayış biçiminden, gelenek göreneklerinden, eğitim, sağlık ve tabii ki hukuk gibi sistemlerinden etkilenmemiz, bunların aklımızda kalması son derece doğaldır.

Bu nedenle Türkiye'de yargıyla işi olmamış pek çok kişi burada da Amerikan filmlerinde gördüğümüz "İtiraz ediyorum sayın yargıç!" diye bağırılan ve jürilerin oturduğu mahkemelerin olduğunu düşünmektedir. Ancak Türk yargı sistemi bambaşkadır ve o sistemle bu sistem arasında büyük farklar bulunmaktadır.

Bu açıdan temel iki fark bulunmaktadır: 1- Yargı sisteminin temelini oluşturan hukuka ilişkin fark ve 2- Yargının işleyişine, uygulamaya ilişkin farklar. Bu yazımızda birinci konuyu yani yargı sisteminin temelini oluşturan hukuka ilişkin farkı ele alacağız.

Roma Hukuku 12. Yüzyıldan sonra İtalya'dan başlayarak Fransa, İspanya ve Almanya gibi "Kıta Avrupası" ülkelerinde benimsenenip iç hukuk haline getirilerek yürürlükteki hukuk olurken, Kıta Avrupasının dışında kalan İngiltere'de hukukun gelişimi bundan çok farklı olmuştur. İngilizler, Roma Hukukunun bazı terimlerini kullansalar da, temeli Roma Hukukundan farklı Common Law (Ortak Hukuk) denen bir sistem ortaya çıkarmışlardır.

Türkiye batılılaşma hareketi ile beraber Roma Hukukunu temel alan Fransa, İtalya, İsviçre, Almanya gibi ülkelerin kanunlarını ve hukuk anlayışını adapte ederek bu sisteme yani Kıta Avrupası Sistemi'ne dahil olmuştur. Bu nedenle Türkiye'de Hukuk Fakültelerinde hala temel hukuk mantığını ortaya koyduğu için Roma Hukuku dersi verilmektedir.

İngiltere'nin de Common Law denen sistemi, yayılmacı bir devlet olan İngiltere ile sınırlı kalmamış, Kanada'nın İngilizce konuşulan bölgelerinde, Avustralya ve Afrika'nın eski İngiliz sözmürgeleri olan bölgelerinde belli ölçüde, Asya kıtasında Hindistan, Pakistan ve Bangladeş'te ve tabii ki ABD'de uygulanagelmiştir.

Common Law sisteminin ayırt edici özelliği, "yasama organı"nca yapılmış yasalara dayanarak değil, eskiden beri uygulanagelmiş örf ve adet hukukuna ve önceki kararlara dayanarak gelişen içtihatlardan oluşmasıdır. Common Law için bazen "yazılı olmayan hukuk" denildiği de görülmektedir. Burada yazılı olmamasından kasıt, yasama organınca oluşturulmuş yasalara değil, mahkeme kararlarına dayalı olmasıdır.

İngiltere'nin Normanlarca fethinden (1066) önce ülkenin farklı bölgelerinde çeşitli hukuk sistemleri uygulanmaktaydı. Bu tarihten sonra hem merkezi otoriteyi güçlendirmek hem de yeknesak bir hukuk sistemi oluşturabilmek için kral temsilciler görevlendirmiştir. Bu temsilcilerin gittikleri yerlerde yerel hukuku uygulayarak dava bakma yetkileri de bulunmaktaydı. Bu yargıçların değişik yerlerde verdikleri kararların merkezde toplanıp değerlendirilmesi ve ayıklanması sonucu, ülkenin her yerinde geçerli kurallar bütünü oluşmuştur ve işte buna Common Law (Ortak Hukuk) denmektedir.

Yukarıda saydığımız ve özellikle genelde merak uyandıran Amerikan Hukuk sisteminin bizim hukuk sistemimizden farklı olmasının temel sebeplerinden bir tanesi, az önce açıkladığımız gibi hukukun dayandığı kaynağın farklı olmasıdır. Bu konu çok daha ayrıntılı bir konu olmakla beraber buradaki inceleme açısından bu açıklamalar yeterli sayılabilir. Bir diğer temel fark da uygulamaya ilişkindir. Bu da işte filmlerde gördüğümüz jürinin salonun bir kenarında oturduğu jüri sistemidir. Jüri sisteminin işleyişine ilişkin bilgiyi bir sonraki yazımızda vereceğiz.